Blog - Pub Medya
Blog - Pub Medya
15528
page-template,page-template-blog-large-image,page-template-blog-large-image-php,page,page-id-15528,theme-bridge,woocommerce-no-js,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,columns-4,qode-theme-ver-12.0.1,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.2,vc_responsive

Twitter, Hindistan’daki kullanıcılar için, paylaştıkları tweetlerin altına yeni bir WhatsApp paylaşım düğmesi ekleyerek, tweetlerin kendi platformunun ötesine yayılmasını kolaylaştırmayı hedefliyor. Bu özelliğin test edilmesinde tercih edilen yerin Hindistan olmasının sebebi, WhatsApp uygulamasının açık ara farkla en çok kullanıldığı ülke olmasından kaynaklanıyor. Twitter bu haberi şu ifadeyle destekliyor: “Bugünden itibaren, yalnızca Hindistan’da yeni bir deney başlatıyoruz. -Hindistan, bizim için önemli bir pazar.- Tweetlerdeki paylaşım simgesini WhatsApp simgesiyle değiştiriyoruz, bu düğme sayesinde, kullanıcılar beğendikleri veya dikkate değer gördükleri Tweetleri WhatsApp üzerinden de paylaşarak erişilebilirliklerini kolaylaştırıyorlar.   Twitter, geliştirdiği bu strateji sayesinde tweet erişimini ve katılımını en üst seviyeye ulaştırmayı hedefliyor. Görünüşe bakılacak olursa bu uygulama, kısa sürede tüm dünyada aktif hale gelecek....

Eğer videolarınızı YouTube Shorts’tan indirip farklı platformlarda paylaşan bir içerik üreticisiyseniz, artık indirdiğiniz kısa videolarda -tıpkı TikTok’ta olduğu gibi- bir fligran göreceksiniz. YouTube, bu durumu ‘’İzleyicilerinizin, platformlar arasında paylaştığınız içeriğin YouTube Shorts’ta da bulunduğunu görebilmeleri için indirdiğiniz Shorts’lara bir filigran ekledik’’ şeklinde özetledi. Ancak gerçek amaç, içerik üreticilerinin kısa videolarını reels ve TikTok’ta paylaşmalarını biraz daha sınırlandırmak gibi görünüyor. Aynı stratejiyi Instagram ve TikTok’un da uyguladığını göz önünde bulunduracak olursak, YouTube’un da benzer bir yaklaşım benimsediğini görmek ilginç gelmeyecektir. Dolayısıyla bundan sonra içerik üreticiler, kısa videolarını kullandıkları her platformda kolaylıkla paylaşamayacaklar. YouTube, bundan sonra masaüstüne indirilen her Shorts’a fligran eklemeye başlayacağını ve daha sonra bu durumun mobil cihazlar için de geçerli olacağını söylüyor....

Meta, beklenenden daha düşük kullanım nedeniyle kötümser bir kazanç tablosu yayınladı. Meta CEO’su Mark Zuckerberg, şirketin ekonomik anlamda bir belirsizlik sürecinde olduğunu söyleyerek, ileriye dönük temel odak noktalarından bahsetti. Odak noktalarının başında, elbette en çok kullanılan ve şirketin hızla büyümesine katkı sağlayan ‘’reels videoları’’ geliyor. Peki Meta, reels videolarını nasıl büyütmeyi planlıyor? Elbette daha fazla tavsiye yoluyla. Bu noktada devreye ‘’TikTok mantığı’’ giriyor. TikTok, sosyal bir grafik düşünülerek oluşturulmadığından dolayı, arkadaşlar ve aile ile bağlantı kurmaktan çok,  paylaşılan içeriklerin geniş bir klip havuzuna ulaşmasını sağlıyor. Bu prensip, TikTok’u başarılı kılmaya yetiyor. Meta da bu konuda TikTok’un izinden gitmeyi hedefliyor. Şu anda, Facebook ve Instagram akışımızdaki içeriklerin %15’i takip etmediğimiz hesaplarda öneriliyor. Önümüzdeki yıl sonuna kadar da bu rakamların iki katına çıkması bekleniyor. Bununla birlikte Zuckerburg, reels reklamlarının artık 1 milyar dolardan fazla gelir elde etme yolunda olduğunu ve reels reklam yükünü arttırmak amacıyla reels videolarından para kazanılabileceğini açıkladı. Böylece Facebook ve Instagram akışımızda daha fazla reels, önerilen içerik ve reklam göreceğiz gibi görünüyor....

Instagram, kullanıcılarını her geçen gün getirdiği yeniliklerle platformunda tutma çalışmalarını sürdürüyor. Yeni trendleri takip edip, platformuna entegre etme konusunda tecrübeli olan Instagram, şimdi de artırılmış gerçekliğe (AR) elini attı. 2017 yılında da Snapchat’in ‘’World Lenses’’ adıyla bir benzerini yaptığı bu yenilik, kameranızla çektiğiniz gerçek ortamlara, hareketli ve üçboyutlu sanal objeler ve yazılar eklemeyebilmemizi sağlayacak. Kullanıcılarının paylaşımlarına yeni bir faktör ekleyecek bu özellik, yeni içerikler ve paylaşımların önünü açacak. Evinizde, gittiğiniz bir mekanda, parkta, istediğiniz bu üçboyutlu karakterleri ve objeleri, sanki karşınızda ya da yanıbaşınızdaymış gibi gösterebilecek, eğlenceli içerikler ortaya çıkarabileceksiniz. Bununla bağlantılı olarak, belki de daha da ilgi çekecek diğer bir özellik, yine artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanarak sahip olduğunuz NFT’leri, dijital ortamdan yararlanarak sanki evinizde asılı birer tablolarmış gibi gösterebilecek, NFT’lerinizi sergiyelebileceksiniz. Bu özellik, NFT sahibiyetine yeni bir katman getirirken, bu sektörde de yeni fırsatlar ortaya çıkaracak gibi görünüyor. Bu iki özelliği ve yakın dönemde ortaya çıkan dijital gerçeklik öğelerini bir arada düşünürsek, Instagram'daki bu yeni artırılmış gerçeklik çalışmaları, kullanıcılarının dijital dünyayla daha yakından bir bağ kurmasında bir sonraki adımı oluşturuyor. Meta, Instagram gibi alışılmış sosyal medya platformlarında sanal ve artırılmış gerçeklik öğelerine yer vererek, Metaverse’e geçişe kullanıcılarını alıştırmakta, yavaş yavaş klasik web dünyası ile Metaverse’i kaynaştırmaya çalışmakta gibi bir algı oluşturuyor....

İş dünyasının artık vazgeçilmezi haline gelen sosyal medya platformu LinkedIn, kariyer basamaklarını tırmanmakta olan çalışanlardan, kariyerinde istediği yere gelip sektördeki tecrübelerini paylaşma ihtiyacı duyanlara kadar iş dünyasının tüm kitlelerine hitap ediyor. Diğer sosyal medya platformlarından en büyük farkı, çalışma hayatı ve iş dünyası hakkında çeşitli özelliklere sahip olması olan bu sosyal medya mecrası, profesyonel topluluk kuralları, yani LinkedIn içinde bulunulan iletişimlerde nelerin serbest olup olmadığını belirleyen ilkelere çeşitli güncellemeler getirdi. Bu kural güncellemesinin temelinin, LinkedIn’in asıl amacı olan iş dünyası bağlantılarını geliştirmek ve kullanıcıların kariyerleri hakkında bilgi ve tecrübelerini paylaşmak dışında bir ‘’arkadaşlık’’ sitesi olarak kullanmaya çalışan kişilerin gittikçe artması. Özellikle platformda bulunan kadınlara yönelik, tacize varan mesajlaşma istekleri ve bu konuşmaların profesyonellikten çıkması, LinkedIn’in büyük bir bölümünü rahatsız etmekte. Bunun önüne geçmeyi de kendine görev bilen LinkedIn ekibi, hem platformun asıl amacını hatırlatmak hem de platformu amacı dışında kullananlara bir uyarı olması amacıyla detaylı bir kural listesini yayınladı. Bu yeni kural listesinde; zorbalık ve rahatsızlık verici içeriklerin paylaşılmaması, yani tehdit, ayıplama, hakaret, linç girişimi, kişisel bilgilerin sahibi onayı dışında paylaşılması, kişileri rahatsız edici şekilde ‘’troll’’ davranışlarda bulunması kesin ve net bir şekilde yasaklandığı kullanıcılara yeniden hatırlatılıyor. Argo ve teklifsiz konuşma gibi profesyonel dilden uzak konuşma biçimlerinin de hoş karşılanmadığını belirten kurallarda bu konseptler, kullanıcıların kafasında soru işareti kalmaması için örneklerle detaylandırılıyor. Özellikle platformdaki kadınların maruz kaldığı istenmeyen flört ve cinsellik içeren konuşmaların, platformun profesyonel, kariyer dünyasına yönelik bir mecra olduğunu hatırlatarak, kurallara aykırı olduğu konusuna dikkat çekiliyor. Özel mesaj dışında, paylaşımlar ve yorumlarda da cinsiyetçi söylemlerin kullanılmaması gerektiği üzerine basılarak belirtilmekte. Buna...

Küçük işletmeler, reklam ve ürün satışı için son dönemlerde Instagram'ı öncelikli olarak kullanıyor. Instagram da bu kullanıcıların işlerini büyütmeleri ve başarılı olabilmeleri için pazarlama ipuçları bulunan bir kılavuz yayınladı. Birbirinden başarılı iş insanlarının yardımıyla hazırlanan bu kılavuz, Instagram'da markanızı ön plana çıkarmak için kullanılabilecek fonksiyonlar ve ipuçlarına yer veriyor. Bu kılavuzdaki ipuçları, 3 ana başlıktan oluşuyor. İlk başlık, ‘’Görünürlük Kazanma ve Topluluk Oluşturma’’ hakkında beş ipucuna yer veriyor. Bu başlık altında, kullanıcıların %44’ünün yerel ve küçük işletmeleri en çok Instagram üzerinden keşfettiklerine dikkat çekilirken, markanızın hesabını da profesyonel hesap olarak kullanmanızın önemi ön plana çıkarılıyor. Profesyonel panodan istatistiklerinizi takip ederek; hangi tarihte, hangi saatte, hangi paylaşımlarınızın daha çok ilgi çektiğini ve takipçi kazandırdığını görebileceğiniz ve bu pano üzerinden reklamlarınızı da düzenleyebileceğiniz anlatılıyor. Bunun yanında, hashtag kullanımı ve müşterilerden gelen yorumların önemine de değiniliyor. İkinci başlık ‘’Bir Sonraki Müşterinizi Kazanın’’ temasını işliyor. Ürünlerinizin tanıtımı, müşteri memnuniyetinin öne çıkarılması ve kullanıcıların dikkatini ürününüze çekmek üzerine ipuçları kılavuzun bu kısmında bulunuyor. Üçüncü başlık ise ‘’Müşterilerinizi Heyecanlandırın ve Satışlarınızı Artırın!’’. Marka-Müşteri ilişkilerinin ilerlemesi ve güven duygusu yaratmak için yapılması gerekenleri aktaran bu bölüm, Instagram DM üzerinden iletişimin nasıl olması gerektiği, otomatik cevapların önemi, mesajlaşmaya yönlendiren reklamlar, sesli mesajlar ve belge iletimi hakkında bilgi verirken ‘’Instagram Shopping’’ kullanmayı da teşvik ediyor. Instagram’ın temel fonksiyonlarını yeniden göz önüne getiren bu kılavuz, aslında bilinmeyen şeyleri anlatmıyor. Fakat bu bilgilerin bir arada bulunması ve başarılı kişiler tarafından işe yarar olduğunun onaylanması, bu kılavuzun dijital pazarlama konusunda tecrübesiz kişiler için olumlu bir döküman olmasını sağlıyor. Küçük işletmeler için ipuçları olan bu kılavuza, buradan ulaşabilirsiniz....

Facebook, Meta ismini alalı ve Metaverse’ü tanıtalı göreceli olarak kısa bir zaman oldu. Fakat bu kısa zamanda, Metaverse gün geçtikçe gelişmeye devam ediyor. Sanal Gerçeklikle iç içe olduğumuz bu çağda, hem ticari hem de teknolojik olarak çağı yakalayan ‘’Meta’’, Horizon VR ile Metaverse tecrübesini bir adım ileriye taşıyor. Horizon VR teknolojisi, kullanıcıların edilgenliğini azaltmayı amaçlıyor. Hazır alanlarda Metaverse’ü tecrübe etmek yerine, kullanıcılarına istedikleri sanal ortamları yaratma gücünü verecek bu proje, sanal gerçeklik teknolojisine ilgi duyanlar için gerçekten heyecan verici gözüküyor. Şimdiye kadar kodlama ve üç boyutlu modelleme bilgisine sahip olmayan kişiler için neredeyse imkansız olan ‘’VR İnşaatı’’, Horizon VR ile tüm Metaverse kullanıcıları için mümkün olacak. Horizon’daki ‘’Builder Bot’’ teknolojisi, son kullanıcının rahatlıkla istediği ortamı yaratabilmesi için tasarlanıyor. Elinizi bile kullanmanız gerekmeden, yalnızca sözlü komutlarla ‘’Builder Bot’’ teknolojisine isteğinizi belirtmeniz ve bu sanal inşa sürecini izlemeniz yeterli olacak. Tabi ki kullanımı basitleştikçe, ortaya çıkabilecek sonuçlar da belli sınırlar dahilinde kalmak durumunda kalıyor. Meta’nın arşivinde bulunan üç boyutlu modeller ve ses tanıma teknolojisinin sınırlarının içinde olacak bu yaratım sürecinin, daha detaylı işlemlerde nasıl sonuçlar vereceği şimdilik belirsiz. Üç boyutlu modelleme ve kod bilgisine sahip kişiler, Builder Bot ile yarattıkları sanal alanlarda rötuşları kendi becerileriyle tamamlayarak, üretim süreçlerini hızlandırmaları belki de bu teknolojinin en yararlı yönü olacak. Ama kolay bir şekilde basit sanal dünyalar yaratmak, her Metaverse kullanıcısının ilgisini çekebilecek ve gündelik hayatta yer edinebilecek bir teknoloji olacaktır....

TikTok’un yükselişiyle kullanıcılarını diğer platformlara kaçırmak istemeyen Instagram, Reels üzerine yoğun çalışmalarına devam ediyor. Bu çalışmaların son örneklerinden biri de Reels içeriklerinin daha kolay yüklenebilmesi, bu sayede içeriklerin daha da artmasını sağlamak için, Öne Çıkanlardaki ve Hikayelerdeki videoların tek tuşla Reels olarak yüklenebilmesine olanak sağlıyor. Şimdilik deneme sürecinde olan bu özelliği, kullanıcıların yalnızca bir kısmı kullanabiliyor. Tek bir butonla Instagram hikayenizi Reels’a çevirmenizi sağlayan bu özellik, ayrıca bu videonuza müzik de ekleyebilmenize imkan sağlıyor. Bu sayede hem son kullanıcı daha çok Reels içeriğiyle etkileşimde bulunabilecek, hem Instagram Reels kısmında istediği aktiviteyi sağlayabilecek hem de diğer platformlardaki içerik üreticileri bu kolaylık sayesinde Instagrama da ağırlık verebilecek. Geçtiğimiz aylarda da Instagram CEO’su Mosseri, video içeriği, özellikle de Reels’a büyük bir önem verdiklerini belirtmişti. Bu verilen önemin meyvelerini de topladıkları ortada çünkü, son dönemdeki istatistiklerde, platformun en çok etkileşim alan kısmının Reels olduğu ortaya çıkıyor. Hem Instagram hem de YouTube Shorts’a yapılan yenilikler, ilgiyi hala TikTok üzerinden alamadı fakat, içerik üreticilerinin para kazanma yöntemlerinin geliştirilmesi ve bu içerik üreticilerine verilecek destekler, hangi platformu seçeceklerinin en büyük etmeni. İçerik üreticilerinin, hayran kitleleriyle birlikte Instagram Reels’a geçiş yapmalarının da bu plana çok büyük bir etki edeceği aşikar. Eğer bu konudaki çalışmalar da aynı hızda devam ederse, TikTok’u da Vine gibi sosyal medya mezarlığında görme ihtimalimiz var gibi görünüyor....

Instagram, kullanıcıların profillerindeki fotoğrafların sıralarını yeniden düzenlemelerine ve daha önce yayınladıkları resimleri istedikleri şekilde biçimlendirmelerine olanak tanıyan yeni bir özelliği test ediyor. Profil ayalarındaki yeni ‘’Grid Düzenleme’’ seçeneğine ulaşabilecek ve her birinin ne zaman yayınlandığının önemi olmadan, profilinizdeki galerinizi istediğiniz gibi yeniden düzenlemenize olanak tanınacak. Instagram yetkilisi Adam Mosseri kısa süre önce profiller için olası bir 'sabitlenmiş gönderi' seçeneğinden bahsetmişti. Bu da kullanıcıların profillerinde sergilemek istedikleri belirli gönderileri seçmelerini sağlayacak. Instagram, kullanıcıların istekleriyle aynı doğrultuda profil seçeneklerini denemeye giderek daha istekli görünüyor. Son dönemde büyük ve küçük markaların, imajlarını sosyal medya, özellikle Instagram üzerinden yürütmesinin bunun büyük nedenlerinden biri olduğu düşünülüyor. Mosseri ayrıca, mesajlaşma ve video içeriklerin Instagram’ın en öndeki odak noktaları olmaya devam edeceğini belirtti. Instagram bu düsturunu sürdürürken, ana sayfadan çok video içerikleri ön plana çıkarmaya devam edecek. Profilinizi yeniden düzenlenleyebilmek, bu sürecin bir parçası gibi gözüküyor. Instagram videoya daha fazla önem verdikçe, farklı ve yeni özelliklerle bu süreci desteklemeye devam edecek. Bu özelliğin denemesi sonucunda Instagrama kalıcı olarak entegre edilip edilmeyeceği belli olmasa da, bir çok kullanıcının (Biz dahil.) severek kullanacağı ve işine yarayacağı bir fonksiyon olacağı kesin....

İçerik üreticileriyle arasını iyi tutmaya çabalayan Facebook, bu konuda yeni bir hamle yaptı. İçerik üreticilerinin platformu daha kontrollü ve verimli bir şekilde kullanabilmeleri için, yorum moderasyonu ve destek seçeneklerinde büyük bir genişleme sağlandı. İçerik üreticilerinin dışında da, standart Facebook kullanıcıları hesaplarına erişim sağlayamadığı zamanlarda destek sağlayabilmek için, canlı yardım opsiyonu getirildi. İçerik üreticilerinin, özellikle de geniş bir moderasyon ekibi kurma imkanı olmayanların, en büyük problemlerinden biri rahatsız edici ve spam yorumların sayfalarını doldurması. Bunun önüne rahatça geçilebilmesi için Facebook bir dizi yenilik getiriyor. Başta bahsetmemiz gereken yenilik, yorum gizleme butonunun artık göz önünde, yorumun hemen yanında bulunuyor olması. Menülerde dolaşmaya, vakit harcamaya gerekmeden tek tıkla rahatsız edici yorumlar gizlenebilecek. Sayfada rahatsızlık veren ya da sayfaya erişmesini istemediğiniz kişileri engellemek için de bazı yenilikler mevcut. Kişinin o anda kullandığı ve bağlı hesapların tamamını ve bundan sonra açacağı hesapları engellemeye yönelik yeni opsiyonlar içerik üreticilerine sunuluyor. Ayrıca, belli kelimeleri engellemek için de yeni parametreler ekleniyor. Yasaklamak istediğiniz kelimelerin benzerleri, sayıyla ya da farklı karakterlerle yazılmış hallerini algılayıp, paylaşılmasını engelleyen bir algoritma kullanıma sunuluyor. Bunun dışında, yorumda link ya da görsel bulunmasını istemezseniz, onları da engelleyebileceksiniz. Facebook’un canlı yayın platformu Facebook Live’da da canlı sohbet moderasyonu için yeni özellikler ekleniyor. Rahatsız edici ve hakaret içeren kelime ve cümlelerin engellenmesi, yenilenmiş kısa süreli ya da kalıcı engelleme seçenekleri ve gelişmiş yorum kontrolleri kullanılabilecek....